TV izlemiyorum, 19 senedir. Mevzu bahis şahsı da tanımıyordum, burada okuyunca bir baktım giflerine :) 20 yaş bilmek için çok erken, ünlü olmak bambaşka bir oluş şekli, bir biçimde parsayı toplamak için her türlü yolu denemesi de çok mümkün. Ancak kültür endüstrisi ve biz ünlü olmayanların bunun karşısındaki konumu üzerine yorum yapmak istedim. Hayatlarımızı yaşarken her kanaldan beynimize sızan bir “tüket, iste, al, çok iste, çok arzula, sen de çok arzulan, çok eğlen, üff manyaklar gibi eğlence var ama sen kaçırıyorsun” havasından sıyrılırsak, cinsellik kırbacıyla mutlu olduğuna inandırılmaya çalışılan; kutularında kıvranmaktaki şehir canlıları olup çıktığımızı görebiliriz. Cinsellik bir temel durumdur, onsuz olamayız. Ama onun etkisini birilerinin para kazanması, zamanımızı asla dokunmayacağımız bir insanın şehvetini izleyerek geçirmemiz, hatta bunun üzerine tartışmamız için kullanıyorsak, bu çok detaylı ve uzmanlaşmalı medeniyetimizin yan etkilerindendir. Müziği çok seven, iyi yapan, genç yaşta aldığım albüm teklifinde beş senelik eserlerimin hakkını teslim ettiğime dair imzam, tüm söz hakkım ve görünüşümü belirleme şansımı teslim etmem istendiğinde de bir terslik olduğunu hissetmiştim -reddettim kurtuldum-. Piyasa lafı tek başına karşı çıkılası bir şey zaten. Olaya bir de buradan bakalım…
↧